Yol Daha Çok Uzun
Herkese cehennem sıcağı bir günden merhaba! Ayy bu Ankara'nın cehennem gibi sıcağı nedir böyle aşklar ya eriyorum resmen. Aylardır hayatımla ilgili bir durum güncellemesi yapmıyordum. Sonunda nefes alacak bir fırsat buldum da kediciklerime kavuşabildim. Buzlu kahveleriniz, içecekleriniz hazırsa gıybetimize geçelim o halde!😽
En son konuştuğumuzda biraz kendime yoğunluk verdiğimden bahsetmiştim. Öyle de yaptım. Kendime, hayatıma odaklanayım derken ordaann burayaa savrulup durdum hengamede. İyi mi oldu? Bana sorarsanız çok iyi oldu. Biliyorsunuz ki benim normal, asıl mesleğim Tarih öğretmenliği. Başka bölüm de okudum tabi bu süreçte -O da bitti- ama asıl mesleğim her zaman öğretmenlik oldu benim için. Bir buçuk yıldır iki okulda öğretmenlik yaptım. Mezun olduğum zaman ve staj döneminde mesleğime aşık biriydim. Üni'de okurken tarihi ne kadar seven biri olsam da öğretmenlik yapabileceğimden emin değildim ama bu fikir ben de mezun olduğum gibi değişti. Stajdayken yaptığım işe, öğrencilerime aşık olmuştum. - Bunda en büyük katkı staj yaptığım okul şansıma çok çok iyi bir lisenin denk gelmesiydi- Mezun olduktan sonra harıl harıl KPSS çalışırken bir yandan da özel bir okulda öğretmenlik yapıyordum Sonra oradan çıkmak durumunda kalıp başka bir okulda öğretmenliğimi yapmaya devam ettim. Şimdi gelelim kuru fasulyenin faydalarına. Öğrencilerimin çoğunu çok sevsem de bazı erkek öğrencilerimin fazla ilgisi, öğretmene platonik olayları falan maalesef yaşadım. Bu olay sadece böyle kalsa da lakayt tavırlar yaşamak beni baya bir sinirlendirdi. Sonrasında da benden daha kıdemli öğretmenlerin - 40'lı yaşlarındaki kadın iş arkadaşlarımdan bahsediyorum. Onun dışında diğer bütün iş arkadaşlarımdan çok memnundum allah var yani şimdi. (müdür g.vatı hariç)- bana karşı tavırları, salak saçma muhabbetleri irrite etti. Ve dedim ki kendime ben bunu çekemem. Böylelikle öğretmenlik kariyerim şimdilik sona ermiş oldu. Tabi bu süreçte ben çok iyi bir makeup academy'den de profesyonel makeup dersleri aldım, elimin altında da bir sertifikam olmuş oldu. Hem de sektörden önemli insanlarla tanışma fırsatım oldu. Eee ben şimdi ne yapacağım arayışına girdim.
Bundan sonra ne yapacağım?
Yol beni nereye götürecek?
Öğretmen olmaya devam mı edeceğim? Diğer mesleğimden mi yolumu çizeceğim bir veteriner kliniğinde mi çalışacağım? Yoksa güzellik sektöründen mi ilerleyeceğim?
Yolum artık makyaj uzmanlığından gider derken birden ünlü bir firmanın şube müdürü oluverdim. Kozmetik ile asla alakası olmayan hem de! Yemek sektöründe. Başta güzel başlayan, iş yüküm çok olsa da ya artık seviyorum galiba ben bu işi dediğim bir zaman da olanlar oldu ve ben birden istifa ettim. Bu da başında durmuş olduğum şubede altımda çalışanları ile alakalıydı. Ya çizgimden çıkıp yıllardır korumaya çalıştığım sinirimi ortaya çıkaracak ve onları orada gömecektim ya da kalitemi koruyup bir çözümünü bulacaktım. Sinirimi kontrol edebildim bir nokta da ama bir çözüm bulabildim mi dersiniz? E istifa etmemdi işte ksajhghj😼. Neyse bu macera da böyle bitti. Çalıştığım şubeden olmadı ama firmanın genel yönetiminden iyi insanlar hala hayatımda kalabildi. Sağ olsunlar ben çıkışım için gittiğimde hayır biz seni kaybetmek istemiyoruz, başka şubeye yollayalım seni, istersen de yeni açılacak şubeye de yollayabiliriz yanına da yeni giren elemanları yollarız sen onları eğitirsin falan deseler de inadım tutmuştu bir kere. Beni lafımdan geri döndürebilene aşk olsun. Ama ne olursa olsun bir aramama bakacağını, kapılarının her zaman açık olduğunu söylemeleri benim için dünyalara bedeldi.
Şimdi peki ne yapıyorum?
Evet gelelim günümüze. Şimdi de şehir hastanesinde çalışıyorum sgdhjk. Ne alaka diyeceksiniz inanın ben de bilmiyorum. Son iki yılımda denemediğim, girmediğim sektör kaldı mı bilmiyorum. Girdiğim her işi layığıyla yapsam, çok çabuk işe alışıp öğrensem de o işi yaparken rahat edebilmemin benim için en önemli olduğunu öğrendim bu sürede. İşte oldukça ciddi birisi olsam da Yaprak dökümü Ali Rıza gibi burnumdan kıl aldırmıyordum. Ama size bir şey diyeyim mi böylesi çok daha iyi.
Şimdi ise izindeyim. İki gün sonrasında Balıkesir'e yola çıkıyorum. Hem biraz tatil yapmak için, hem de İncir'i annemlere bırakmak için. Yazın annemler Balıkesir de oldukları için ben de evde olmadığım için İncir oldukça bunalımda. Çünkü evde yalnızken ne mama yiyor, ne de tuvaletini yapıyor. Ben eve gelene kadar uyanmıyor bile. Evde birini arıyor sürekli. Onun içinde bu çok daha iyi. Hem zaten kısa bir süre için. Ben aynı zamanda yeni bir ev bakacağım. Ablamın oturduğu muhitte, ablama yakın olmaya karar verdim. Yeni bir ev için hem araştırma yapmam hem de para biriktirmem gerek. Anlayacağınız yolum daha çok uzun. Yapmam gereken tonla şey, yaşamam gereken onca şey var.
Hı bu süreçte hayatımdan Sıcak çikolatayı da Şarabı da çıkartmış oldum. Zaten ikisi de benim için, hayatım için de olmayacak kişilerdi.- Anlamadıysanız eğer bahsettiğim yazıya https://uzaydangelenkedii.blogspot.com/2025/02/scak-cikolata-ve-sarap.html linkten bakabilirsiniz- Heves değil de hayatımın bir döneminde olmaları bana öğretecek bir şeyleri varmış diyelim. Onlardan sonra da ne hayatıma birini aldım ne de birisiyle o şekilde flörtleştim diyebilirim. Arkadaşlarım sağ olsunlar her hafta bana başka birileri için 'yaa bu çocuk tam sana göre', 'kızım kimse kapmadan sen kap şu çocuğu' sürekli başımın etini yeseler de henüz bir enişte adayınız yok ehehe. Arkadaşım, akrabam zannettiğim bazı insanları da hayatımdan tamamen sildiğim bir dönem oldu ayrıca bu dönem. Mutluyum, umutluyum ve sürekli koşturuyorum hayatımın bu evresinde. Buna da şükür. Güzel başka şeyler de oldu bu süreçte. Kendimi zor tutuyorum anlatmak için ama daha zaman var. Dört gözle bekliyorum pisiciklerim size anlatmak için! Sizleri seviyorum. Yeni bir yazıda görüşene kadar hoşça kalın!💗
Tumblr hesabıma ulaşmak için alttaki linke tıklayabilir beni oradan da takip edebilirsiniz!👇
https://www.tumblr.com/zaundangeldim
Çizgi ve Wattpad hesaplarıma da alttaki linklerden ulaşabilir, kurgularımı okuyabilirsiniz!👇
https://www.wattpad.com/user/MelinoeJr
❤








