PİSİCİKLERİMLE MUHABBET
Bu yazı uzun zamandır benim yazılarımı okuyan bloğumun asıl sahipleri olan takipçilerimin sorularını, dertleşmelerini içerir.
Öncelikle herkese merhabalar! Her soruya, mesaja cevap veremedim maalesef çünkü genellikle aynı sorular çok vardı. Birini alıp cevap verdim tekrardan sorulanları. Bir de limit koydum yoksa yazı çok uzun olacak hatta hiç bitmeyecekti bile diyebilirim...😓 Yazan, yazmayan herkese teşekkür ederim.💗
Eee kahveler ve çaylar hazır mı? Başlayalım o zaman...
Öncelikle bunu benden istediğin için çok mutlu oldum! 💗Umarım gerçekleşir. Buluşmasak bile buradan yazılarıma katılarak sohbetime ortak olabilir ya da tumblrdan falan istediğin zaman yazabilirsin!👄
Tekrardan olacağız. Her şeye inat! Herkese inat. Birisi, birileri için değil pisiciğim, kendimiz için mutlu olacağız. Zaman alabilir, bazen de ya olmuyor diye koy vermişlik de yapacağız. Ama asla bırakmayacağız bu işin peşini. Yahu biz neler neler atlattık! Öncelikle kendine bunu tekrarla. 'Neler neler atlattım ben yahu'
Böyle ayrılık yaşayanlarla ilgili çok soru var bunda hepsini yanıtlayayım o zaman. Bu ilişki neden bitti, ilişkinizin artıları ve eksileri nelerdi bunu bir düşünün ilk. Ki bence bunları düşünmeseydiniz ayrılmazdınız da neyse. Tekrar bir düşünün. Baktın düşündükçe ilişkinin negatiflikleri çok ama yine de pozitif taraflarını düşünmeden edemiyorsun, tekrar konuş onunla ne diyeyim. Ben bittiyse bir daha dönmeyenlerdenim. Çok sevsem de bir daha yüzüne bakmam yani. Sizi bilemeyeceğim tabii. Ama tabi aşk bu pisilerim seviyorsan, dayanamıyorsan konuş, peşine düş. Yarına yaşayacağımız belli değil amaan ne duruyorsun!
(Böyle soruları da bana sormanız peki... En saçma ilişkilerime tanıklık ettiniz bir de akjsdhj kelin ilacı olsa önce kendi kafasına sürermiş derler.)
GÖZÜNÜ AÇ ÇOCUK, GÜNAHLARIN YAZILMADAANNN
ELİMİ TUT ÇABUKKK, MELEKLERİN RUHU DUYMADAN 💖
Yani yas her canlının içini kavuran bir şey. Ben buna çok küçük yaşta şahit oldum. Öncelikle geçmiyor. O acı bitmiyor. Hafiflemiyor da... Yalan söylemeyeceğim. Hayatın oyunu bize bu, bazen duvara toslamamız gerekiyor. Bazen de o duvarın altında ezilmemiz. 7 yaşında kendimi birinin ölümüyle suçladım, buna inandım. Ben olmasaydım yaşar diye düşündüm. 7 yaşındaydım. Bunun düşüncenin altında ezilip durdum. Bunu aşamazken arkadaşımı kaybettim. Küçücüktüm. Doğum günüme küsecek kadar nefret ettim bu duygudan. Yıllarca... Geçen yine arkadaşımı kaybettim tekrar aynı duygular. Tekrar kaldırabilir miyim düşünceleri...Yanımdakilerin benden önce ölme korkusunu ise saymıyorum. Ama bu korkuyla, panikle nereye kadar? Önce tedavi görmen gerek, çünkü kayıplardan sonra kafandan bir sürü kötü düşünceler geçiyor. Onlardan kurtulman, bazı şeylerle yüzleşmen ve devam edebilmen, edebilmemiz gerekiyor.
Kendimizi özgür bırakabilmemiz gerekiyor bebeğim, onların hatıralarına sahip çıkmalı ve böyle insanların ya da hayvanların bizim hayatımıza dokunduğu için şükretmeliyiz. Güleceksin. Elbette güleceksin. Pes etmediğin sürece istediğin her duyguyu yaşayacak, tekrar kahkahalar atacaksın. Annen için öncelikle başsağlığı diliyorum sana ve ailene. Bana içini döktüğün için de teşekkür ederim.
Yalnız değilsin.
İyi ki varsın😻❤
Öncelikle hayatımızdaki insanları o konuma biz yerleştiriyoruz. İstesek de istemesek de. Ama herkesin gideceği düşüncesi yanlış bence. Bu seni depresyona sürükler. Bunu kendine yapma. Elbet hayatında olmaktan mutluluk duyan birileri vardır hatta bu çoğalabilir de! Sadece etrafına ne kadar iyi baktığınla alakalı. Ablamla aramızdaki sorunun sebebi ikimizin de ilk adımı atmayıp karşı taraftan beklemesi. Orta yol bu yüzünden hep gecikiyor. Elbet çözülür, hallolur. Hallolmasa da canı sağ olsun.
(Kötü zaman geçirdiğini yazanlara ise toplu cevabım olsun buradan.)
Son zamanlar herkes için yorucu bir dönem maalesef. Bazılarımız bunun üstesinden gelmeye gayret ederken, bazılarımız ise olduğu yerde sayıyor. Şimdi sen hangisisin?
Kendine bunu sormayı ihmal etme.
Bunun için bir kuzene, arkadaşa, aileye falan ihtiyacın olmasına da gerek yok. Bazen bir kağıt, müzik aleti, bir blog bile bunu yapabilir. 😺
Beni yakın arkadaşın gibi gördüğün için de ayrıca teşekkür ederim 😻
Bu sorudan birkaç tane daha vardı. Sanırım sebebinin çok ara vermelerim oldu bundan dolayıdır. Hayır.
Hiç pişman olmadım.
Hele bu soruları, gelen mesajları gördükçe bir kez daha iyi ki yapmışım, iyi ki açmışım bloğu diyorum!
Ara vermelerimin de dediğim gibi yazacak gücü bulamamak ya da sizi de negatife sürüklememek oldu nedenleri hep. Ama bir şekilde geri döndüm.
Önceki yazılarda ilişkilerim hakkında bahsettiğim ve birden bu konular hakkında yazılarda bahsedilmeyince bu soru da çok sorulmuş. Bir de şu magazin sevdamız!
Arkadaşlar ben SÖZLENDİM. Nazar değmesin diye de bahsetmedim.
Şaka bir yana hayatımın dönüm noktası olduğunu düşündüğüm bir zamanda olduğuma inanıyorum. Kederiyle, okuluyla, işiyle, gelecekle ilgili aşmam, halletmem gerek şeylerim var. Şuan bir ilişki içerisinde olmayı düşünemiyorum maalesef. Buna ne keyfim ne de enerjim var.
Böyle bir bloğum var mı diye soruyorsanız evet 'Uzaydan gelen kedi' benim ilk bloğum. Ama tumblr hesabına gelecek olursak, 8 yıldır falan kullandığım, hesabımın olduğu bir orta orası. Öncesinde Tomris, Melinoe, sadecehuzur vs... isimlerini kullandığım hesaplarım vardı. Bir de dijital çizimlerimin paylaşımı yaptığım Kafadankurduk adlı hesabım vardı. Ama hepsini sildim. Yalnızca bu tumblr hesabım var. Zezeninkalbi gibi hesaplar hayır. Bu tarz isimler koyduğum hesabım hiç olmadı.
Bir de başıma heyotakuu diye bir isimli hesabın benim şahsi fotoğraflarımı paylaştığını falan yaşamıştım. Böyleler çok oluyor maalesef.. Kapattırdık onu da falan.
Bu da son olsun.
Böyle beni sevdiğini yazanlar olmuş ama ben buraya benimle guru duyduğunu söyleyeni paylaşmayı istedim. Teşekkür ederim. Şu zamana kadar gözlerim dopdoluydu ama burada azıcık akmış olabilir. Bunu bana söylediğin için minnettarım.
Öncelikle bunu sana hatırlatan birinin olması bence kendine söylemenden çok etkili. Bu yüzden hayatınızdaki insanlara bunu söylemekten çekinmeyin olur mu?
Ben de seninle gurur duyuyorum❤
***
Öncelikle bloğu ilk açtığım zaman komik anılarımı yazarsam çok tutar ya da cool olursam beni herkes sever, ya da en çok ne yazarsam para kazanırım diye düşünmüştüm yalan yok. Ama bu zamanla yaşadığım her duyguyu, anıyı paylaşmaya sizi de ailemden birine dönüştürdü. İlk yazdığımda iki elimi geçmeyecek sayıda okunma vardı ve o zaman bile o kadar çok heyecanlanmıştım ki tarifi yok yani! Tanımadığım insanlara hayatımı anlatıyorum ve insanlar bunu okuyor. Çok saçma! İnanılmaz! Ve benim için çok güzel. Her zaman arkadaş içerisinde güldüren kişi ben olurdum. Yaşadığım saçma şeylere herkes gülerdi. Tabi bunda en büyük pay evin en küçüğü olmamda vardı. Ablam okuldan üzgün mü geldi hemen yüzünü güldürmeli, annem babamla kavga mı etti hemen bir espriyle ortamı yumuşatmalı. Bunu da ben üstlenmiştim. Evin en küçüğü aynı zamanda evin şaklabanı olmalıydı benim gözümde. Peki ya ben kötü zaman geçirdiğimde bunu kim yapacaktı? Zorlandığım anlarda kim omzuma elini koyup yükümü hafifletecekti? O iki elimin sayısını geçmeyecek kişi oldu. Şimdi ise güncel olarak, sürekli bloğumu ziyaret eden 1300 kişi oldu...
Ne desem bilemiyorum.
Bunca şeyi paylaşmak benim için bir onurdu pisiciğim.
Buraya kadar okuduysan çok teşekkür ederim. Bir diğer yazıda görüşürüz o zaman!😸












