27 Şubat 2023 Pazartesi

PİSİCİKLERİMLE MUHABBET

 PİSİCİKLERİMLE MUHABBET



Bu yazı uzun zamandır benim yazılarımı okuyan bloğumun asıl sahipleri olan takipçilerimin sorularını, dertleşmelerini içerir.






Öncelikle herkese merhabalar! Her soruya, mesaja cevap veremedim maalesef çünkü genellikle aynı sorular çok vardı. Birini alıp cevap verdim tekrardan sorulanları. Bir de limit koydum yoksa yazı çok uzun olacak hatta hiç bitmeyecekti bile diyebilirim...😓 Yazan, yazmayan herkese teşekkür ederim.💗

Eee  kahveler ve çaylar hazır mı? Başlayalım o zaman...





Öncelikle bunu benden istediğin için çok mutlu oldum! 💗Umarım gerçekleşir. Buluşmasak bile buradan yazılarıma katılarak sohbetime ortak olabilir ya da tumblrdan falan istediğin zaman yazabilirsin!👄




Tekrardan olacağız. Her şeye inat! Herkese inat. Birisi, birileri için değil pisiciğim, kendimiz için mutlu olacağız. Zaman alabilir, bazen de ya olmuyor diye koy vermişlik de yapacağız. Ama asla bırakmayacağız bu işin peşini. Yahu biz neler neler atlattık! Öncelikle kendine bunu tekrarla. 'Neler neler atlattım ben yahu' 





Böyle ayrılık yaşayanlarla ilgili çok soru var bunda hepsini yanıtlayayım o zaman. Bu ilişki neden bitti, ilişkinizin artıları ve eksileri nelerdi bunu bir düşünün ilk. Ki bence bunları düşünmeseydiniz ayrılmazdınız da neyse. Tekrar bir düşünün. Baktın düşündükçe ilişkinin negatiflikleri çok ama yine de pozitif taraflarını düşünmeden edemiyorsun, tekrar konuş onunla ne diyeyim. Ben bittiyse bir daha dönmeyenlerdenim. Çok sevsem de bir daha yüzüne bakmam yani. Sizi bilemeyeceğim tabii. Ama tabi aşk bu pisilerim seviyorsan, dayanamıyorsan konuş, peşine düş. Yarına yaşayacağımız belli değil amaan ne duruyorsun! 

(Böyle soruları da bana sormanız peki... En saçma ilişkilerime tanıklık ettiniz bir de akjsdhj kelin ilacı olsa önce kendi kafasına sürermiş derler.)



GÖZÜNÜ AÇ ÇOCUK, GÜNAHLARIN YAZILMADAANNN
ELİMİ TUT ÇABUKKK, MELEKLERİN RUHU DUYMADAN 💖










Yani yas her canlının içini kavuran bir şey. Ben buna çok küçük yaşta şahit oldum. Öncelikle geçmiyor. O acı bitmiyor. Hafiflemiyor da... Yalan söylemeyeceğim. Hayatın oyunu bize bu, bazen duvara toslamamız gerekiyor. Bazen de o duvarın altında ezilmemiz. 7 yaşında kendimi birinin ölümüyle suçladım, buna inandım. Ben olmasaydım yaşar diye düşündüm. 7 yaşındaydım. Bunun düşüncenin altında ezilip durdum. Bunu aşamazken arkadaşımı kaybettim. Küçücüktüm. Doğum günüme küsecek kadar nefret ettim bu duygudan. Yıllarca... Geçen yine arkadaşımı kaybettim tekrar aynı duygular. Tekrar kaldırabilir miyim düşünceleri...Yanımdakilerin benden önce ölme korkusunu ise saymıyorum. Ama bu korkuyla, panikle nereye kadar? Önce tedavi görmen gerek, çünkü kayıplardan sonra kafandan bir sürü kötü düşünceler geçiyor. Onlardan kurtulman, bazı şeylerle yüzleşmen ve devam edebilmen, edebilmemiz gerekiyor. 
Kendimizi özgür bırakabilmemiz gerekiyor bebeğim, onların hatıralarına sahip çıkmalı ve böyle insanların ya da hayvanların bizim hayatımıza dokunduğu için şükretmeliyiz. Güleceksin. Elbette güleceksin. Pes etmediğin sürece istediğin her duyguyu yaşayacak, tekrar kahkahalar atacaksın. Annen için öncelikle başsağlığı diliyorum sana ve ailene. Bana içini döktüğün için de teşekkür ederim. 

Yalnız değilsin.

 İyi ki varsın😻❤



Öncelikle hayatımızdaki insanları o konuma biz yerleştiriyoruz. İstesek de istemesek de. Ama herkesin gideceği düşüncesi yanlış bence. Bu seni depresyona sürükler. Bunu kendine yapma. Elbet hayatında olmaktan mutluluk duyan birileri vardır hatta bu çoğalabilir de! Sadece etrafına ne kadar iyi baktığınla alakalı. Ablamla aramızdaki sorunun sebebi ikimizin de ilk adımı atmayıp karşı taraftan beklemesi. Orta yol bu yüzünden hep gecikiyor. Elbet çözülür, hallolur. Hallolmasa da canı sağ olsun. 

(Kötü zaman geçirdiğini yazanlara ise toplu cevabım olsun buradan.)

Son zamanlar herkes için yorucu bir dönem maalesef. Bazılarımız bunun üstesinden gelmeye gayret ederken, bazılarımız ise olduğu yerde sayıyor. Şimdi sen hangisisin?
Kendine bunu sormayı ihmal etme.
Bunun için bir kuzene, arkadaşa, aileye falan ihtiyacın olmasına da gerek yok. Bazen bir kağıt, müzik aleti, bir blog bile bunu yapabilir. 😺
Beni yakın arkadaşın gibi gördüğün için de ayrıca teşekkür ederim 😻




Bu sorudan birkaç tane daha vardı. Sanırım sebebinin çok ara vermelerim oldu bundan dolayıdır. Hayır.

Hiç pişman olmadım. 

Hele bu soruları, gelen mesajları gördükçe bir kez daha iyi ki yapmışım, iyi ki açmışım bloğu diyorum!

Ara vermelerimin de dediğim gibi yazacak gücü bulamamak ya da sizi de negatife sürüklememek oldu nedenleri hep. Ama bir şekilde geri döndüm.





Önceki yazılarda ilişkilerim hakkında bahsettiğim ve birden bu konular hakkında yazılarda bahsedilmeyince bu  soru da çok sorulmuş. Bir de şu magazin sevdamız!

Arkadaşlar ben SÖZLENDİM. Nazar değmesin diye de bahsetmedim.



Şaka bir yana hayatımın dönüm noktası olduğunu düşündüğüm bir zamanda olduğuma inanıyorum. Kederiyle, okuluyla, işiyle, gelecekle ilgili aşmam, halletmem gerek şeylerim var. Şuan bir ilişki içerisinde olmayı düşünemiyorum maalesef. Buna ne keyfim ne de enerjim var. 



Böyle bir bloğum var mı diye soruyorsanız evet 'Uzaydan gelen kedi' benim ilk bloğum. Ama tumblr hesabına gelecek olursak, 8 yıldır falan kullandığım, hesabımın olduğu bir orta orası. Öncesinde Tomris, Melinoe, sadecehuzur vs... isimlerini kullandığım hesaplarım vardı. Bir de dijital çizimlerimin paylaşımı yaptığım Kafadankurduk adlı hesabım vardı. Ama hepsini sildim. Yalnızca bu tumblr hesabım var. Zezeninkalbi gibi hesaplar hayır. Bu tarz isimler koyduğum hesabım hiç olmadı. 

Bir de başıma heyotakuu diye bir isimli hesabın benim şahsi fotoğraflarımı paylaştığını falan yaşamıştım. Böyleler çok oluyor maalesef.. Kapattırdık onu da falan.







Bu da son olsun. 

Böyle beni sevdiğini yazanlar olmuş ama ben buraya benimle guru duyduğunu söyleyeni paylaşmayı istedim. Teşekkür ederim. Şu zamana kadar gözlerim dopdoluydu ama burada azıcık akmış olabilir. Bunu bana söylediğin için minnettarım. 
Öncelikle bunu sana hatırlatan birinin olması bence kendine söylemenden çok etkili. Bu yüzden hayatınızdaki insanlara bunu söylemekten çekinmeyin olur mu?

Ben de seninle gurur duyuyorum❤


***


Öncelikle bloğu ilk açtığım zaman komik anılarımı yazarsam çok tutar ya da cool olursam beni herkes sever, ya da en çok ne yazarsam para kazanırım diye düşünmüştüm yalan yok.  Ama bu zamanla yaşadığım her duyguyu, anıyı paylaşmaya sizi de ailemden birine dönüştürdü. İlk yazdığımda iki elimi geçmeyecek sayıda okunma vardı ve o zaman bile o kadar çok heyecanlanmıştım ki tarifi yok yani! Tanımadığım insanlara hayatımı anlatıyorum ve insanlar bunu okuyor. Çok saçma! İnanılmaz! Ve benim için çok güzel. Her zaman arkadaş içerisinde güldüren kişi ben olurdum. Yaşadığım saçma şeylere herkes gülerdi. Tabi bunda en büyük pay evin en küçüğü olmamda vardı. Ablam okuldan üzgün mü geldi hemen yüzünü güldürmeli, annem babamla kavga mı etti hemen bir espriyle ortamı yumuşatmalı. Bunu da ben üstlenmiştim. Evin en küçüğü aynı zamanda evin şaklabanı olmalıydı benim gözümde. Peki ya ben kötü zaman geçirdiğimde bunu kim yapacaktı? Zorlandığım anlarda kim omzuma elini koyup yükümü hafifletecekti? O iki elimin sayısını geçmeyecek kişi oldu. Şimdi ise güncel olarak, sürekli bloğumu ziyaret eden 1300 kişi oldu...

Ne desem bilemiyorum. 

Bunca şeyi paylaşmak benim için bir onurdu pisiciğim.




Buraya kadar okuduysan çok teşekkür ederim. Bir diğer yazıda görüşürüz o zaman!😸


























26 Şubat 2023 Pazar

Pisiciklerime


PİSİCİKLERİME...






 Herkese merhabalar! 

Yepyeni bir yazı ile karşınızdayım. Aslında bu yazıyı sizin için yazıyorum. Önceki yazımdan dolayı o kadar çok mesaj o kadar çok soru geldi ki tumblr hesabıma...

Yazıyı paylaşır paylaşmaz bana yazanlar oldu. Ne diyeceğimi bilemedim, hala da bilemiyorum... Çok teşekkür ederim. Benimle dertleşmeniz, kendi sorunlarını anlatmanız ya da beni desteklediğinize dair yazılarınız.... Çok teşekkür ederim cidden. Mesajların hepsine cevap vermeye gayret ettim. Anonim sorularınızla ilgili de bir yazı yapmaya karar verdim. Yine her yazıda olduğu gibi aşağıya link bırakacağım oradan bana sorular sorabilirsiniz. Bende sorularınızı cevapladığım bir yazı yapacağım buraya.💗

Gelelim bu zamanlarda ne yaptığıma.

Kahveleriniz, çaylarınız hazırsa başlıyorum o zaman.


Odamdan çıkmayıp, full bilgisayarımla vakit geçirmeye ara verdim. Bence en doğru kararlardan biriydi bu. Benden 7 yaş küçük erkek kuzenim de bu aralar biraz sıkılıyormuş, hep odasında takılıyormuş. Bunun haberini alır almaz onunla vakit geçirdim hep. Onu sinemalara götürdüm, kıyafet alışverişleri yaptık birlikte, kitap alışverişine gittik, canı ne yemek istiyorsa onu hep yemeğe götürdüm. Bütün her şeyi ben ödediğim için sinirlense de mutlu oluşunu görmek, önemsendiğini hissetmesi ve en önemlisi onu dinleyen birisi olduğunu görmesi benimde mutlu olmamı sağladı.

Diğer erkek kuzenlerimle de görüştüm bu dönem. Benden büyük olmaları her zaman beni güvende hissettirirdi. Bu yüzden de onlarla da oldukça vakit geçirdim bu dönem. Birlikte Valorant bile oynadık otuzlarında olan kuzenlerimle oyuna girmek çok garipti cidden. (En azından benim için öyle)😂  

Ablamla aramda gözle görülür bir şekilde soğukluk var. Dün itibariyle aramızda belirgin olmayan bir çizgiyi belirginleştirdim diyebilirim. 

Ablam benim tek kardeşim olmaktan öte, küçük annem gibiydi. Annem babam Balıkesir'de olur biz birbirimize bakardık. Okulumdan biri zin alınacak olursa, ya da toplantı vs ablam ilgilenmeye çalışırdı. Dershaneden hoca annemi babamı değil ablamı arar, beni ablamı aramakla tehdit ederlerdi. Tacize uğradığımı da ailemden ilk ablama söylemiştim. Gerçi ablam o zaman zil zurna sarhoştu. Ağlayarak sızmış ertesi gün hiçbir şey hatırlamaz hale gelmişti. 

O benim için hayatta en değer verdiğim insanlar arasında ilk sıradaydı hep..

Yeni biriyle tanışması, sevgili olması, nişanlanması beni aşırı mutlu etmişti. Kendi ailesini kurması, mutlu olması elbette beni mutlu edecekti. Yeğenlerimi hayal etmeye başlamıştım. Kuzenlerim ben küçükken beni sinemaya götürür, kendi okullarına götürür, gezdirirlerdi. Ben de böyle bir teyze olmayı istemiştim. Hatta ablamdan gizlice çocukların saçını pembeye, maviye boyamayı falan düşünüyordum 😝


Ama son aylarda ablamın yüzünü göremez oldum. Hafta içleri işle, hafta sonları nişanlısıyla meşgul hale gelmişti. Ben bunu açıkçası sorun etmedim. Ya da ettim ama sakladım içimde... Neyse işte dün eniştemin doğum günü kutlaması vardı. Sırf ablam istediği için gitmiştim. Ama yalnız olduğumu gördüm o gün. Eniştemin kuzenleri, kardeşleri vs herkes birbiriyle iyi vakit geçiriyorlardı. Ablamı ortalarına alıp eğlenmeye devam ederlerken ben bir köşede ablamın 50 yaşındaki görümcesiyle kalakalmıştım. O an ki kızgınlığımla bir şey yapmamak için tabi ki de alkol içtim bol bol. Hesabı da ben ödemeyeceğim zaten diyerekten abandım. Biraz sarhoş olurumda en azından eğlenirim falan gibisinden ama olamadım tabi sarhoş falan. Sürekli sigara içmeye çıktığım için güvenlik de beni fark etmiş. Yanıma gelip sigaramı çakmağıyla yaktı ve ''İçeride sigara içiliyor bu soğukta neden çıkıyorsunuz dışarıya?'' dedi. Suratını bir süre inceledim. Hemen ardından ''İçerisi pek iyi değil he?'' tekrar konuştu. Bende içeride ne kadar sıkıldığımdan bahsettim. Ve böylece sigara içmeye çıkarken en azından bir arkadaş edinmiş oldum. Bu arada kendi numaram yerine annemin numarasını verdim çocuğa. ( Neden bunu yaptığımı bilmiyorum. Beğenmiştim de çocuğu. Ama ne derler bilirsiniz kızlarım. Alkol aldığın bir günde tanıştığın her erkek iyi görünür. Bundan olabilir. Bilmiyorum.)

Onun dışında mekan baya iyiydi. Mekan sahibi çıkıp birden şarkı söyledi ki adam resmen Ahmet Kaya! Herkes bayıldı gaza geldi falan. Gaza gelenler arasında arkadaşlarıyla içmeye gelen Murat Dalkılıç da vardı. Birden sahneye çıkıp şarkı söylemeye başladı falan. 

Eve gelince de annemle biraz dedikodu yapıp sızdım zaten. Bu yazıyı dün sabah yazıp yayınlamayı düşünüyordum. Yoğun bir gündü dün sabahından beri olmadı maalesef. Ama iyi de oldu bana malzeme çıktı dünden bugüne kadar. 

Okulum yarın başlıyor. Bakalım yeni bir dönem, benim için ise son dönem artık. Umarım güzel ve verimli bir dönem olur. Güzel bir dönem olur. Çok fazla dersim var bu dönem. Bakalım. Yetiştirmem gereken bir de tezim var. Yoğun bir dönem beni bekliyor.

Bu arada tumblr dan paylaştığım fotoğrafta tişörtümü soranlar oldu. Marka erkek kuzenimin. Bende çok fazla var ve ben bayıla bayıla kullanıyorum. Sizde çok seveceksiniz! 

Hemen şuraya linkini bırakıyorum soranlar için 👇

https://www.ofr.rocks/ofr


Bana ulaşmak için ise tumblr hesabım👇

https://www.tumblr.com/zaundangeldim


Buraya kadar gelip yazımı okuduysan çok teşekkür ederim. Yeni yazıda görüşmek üzere 💕





23 Şubat 2023 Perşembe

ελπίδα

  ελπίδα





 Herkese merhabalar!! 

Saat 07.20 uyku tutmadı balkonda Neymar formamla elimde sigara, kulaklığımda çalan 'Bir Beyaz Orkide' ile ben de kendimi günlüğüme, buraya atayım dedim. Umarım iyisinizdir. Öncelikle depremde hayatlarını kaybeden her bir canımız için başsağlığı dilerim...


Buraya şu zor günlerde kafa dağıtmaya gelip bloğuma kendini attıysan ne mutlu bana! 


Son zamanlardır korku dolu içerisindeyim. 

Tomrisin veterineri olan hatta kuzenimin yakın arkadaşı intihar etti. Blogdan kaldırdığım yazıda bahsetmiştim okuyanlar hatırlar. Daha sonrasında Caner'in ölümü, babamın, büyükbabamın sağlık sorunları derken Elbistan'da yaşayan ev arkadaşımın yaşadığı felaket depremde anlattıkları vs gün geçtikçe içimde büyüyen bir korku oluştu. Sevdiklerini kaybetme korkusu. Hep üzüldüğümde, ağladığımda bunu gizleyen biri oldum. Kimseye göstermek istemedim. Yine öyle oldu. Canerin haberini aldıktan saatler sonra beni arayan arkadaşıma şen şakrak bir şekilde telefonu açtım. Ev arkadaşımla birlikte telefonda ağladım, bir saat sonra Valorant oynadım. Her ne kadar böyle davransam da kendi içimde yine kendimi yedim. En sonunda da evimizi toplamaya gittiğimde ev arkadaşımın eşyalarını toplarken banyoya gidip deli gibi ağlayarak patladım. Eşyaları getirip evi kapattıktan sonra kendimi b*k gibi hissettim. Her gece yatarken bir daha uyanmam umarım derken buldum kendimi. Ve yine kapattım kendimi, çekildim köşeme kimseyle konuşmak, ailemin yüzüne bile bakmadım. Gözlerimden içimdeki fırtınayı görmelerinden korktum. 

Sonra ev arkadaşımın beni blogda ne kadar desteklediğini hatırladım. ''Ayy otur yaz hemen! Şunu da yaz, bunu da ekle! İlk ben okuyacağım!'' öncesinde bana dediği cümleler aklımdan geçti. Buraya da ara verecektim. Ama o bana motivasyon oldu. 

Toparlanacağız be! 

Unutmayacağız. Ama dik durmayı öğreneceğiz. Ve yine duracağız. 


NOT: Başlığı Yunanca bir kadın ismi olan Türkçe okunuşu ile 'Elpida' yapmak istedim. Umudun ruhu anlamına gelir..




Bloğuma uğradığın için teşekkür ederim. Aşağıdaki linkten tumblr hesabıma ulaşabilir ve benimle irtibat halinde olabilirsin.

https://www.tumblr.com/zaundangeldim






YOL DAHA ÇOK UZUN

  Yol Daha Çok Uzun Herkese cehennem sıcağı bir günden merhaba! Ayy bu Ankara'nın cehennem gibi sıcağı nedir böyle aşklar ya eriyorum re...