ARŞİV
Blogda kalmasını istediğim bazı güzel anıları buraya koyacağım :)
Herkese merhabalar! Yeni yazı ayın 13'ün de gelecekti ama olmadı. Zamanlayıcıyı ayarladım, yazı zaten hazırdı. Bildirim geldi paylaşmak istiyor musunuz? diye son bir gözden geçirdim yazım hataları vs var mı diye ama baktım ki yazıda kendi özel hayatımı çok paylaşmışım. Bu blog size içimi açmak, güzel anları, neler yaptığımı anlatmak için var. Fakat bloğa ara vermemin bir sebebi de buraya gereğinden fazla özel hayatımı yansıtmak ve yazılarımdan çok etkilenmekti. Ve ben yine o hataya kapılıyordum. Elbette sizinle hayatımda neler olup bitiyor paylaşacağım. Ama daha zamanı var. Hayatımın evrimleştiği bir dönemdeyim. Bu dönemde de bazı şeyleri kendi kara kutuma atıyorum. Henüz ailemin bile bilmediği gelişmeler var hayatımda. Birkaç arkadaşımın bildiği bu şeyler biraz kendime, kendimize kalsın istiyorum. Ben hazır hissettiğim de zaten bol bol dedikosunu yapacağız bu konuların. Bu süreçte sınavlarıma ağırlık verdim. Siz bu yazıyı okuyorken ben hala sınavlarıma çalışıyor ya da sınav için erkenden yatıyor olurum. İki okul bir tık ağır geldi bana yalan yok. Ama onun da üstesinden gelceğiz eyvallah! Aylar önce bir anime sayfasında yazarlık yaptığımı zaten söylemiştim. Uzun zaman önce oradan da ayrıldım. Kimsenin hakkını yiyemem her konuda çok yardımcı oldu oradakiler. Yazı geciktiği için değil de iyi miyim diye çaldı telefonlarım. Fakat bazı tatsızlıklar yaşandı ve ben orada yazı yazmama kararı aldım. Şimdi hayalistic'de beni bulabilirsiniz.
Arcane dizisi hakkında yazı yazmaya yeltenmiştim buraya ama yetişmedi. Sonra da baktım her blog zaten paylaşmış ben başka bir şeyler bulurum dedim. Ama senin ağzından okumak isteriz derseniz elbette paylaşırım :)
Ne zamana kadar kutudakilerden bize bahsedeceksin derseniz de, çok az daha zamana ihtiyacım var galiba. Özel hayatımın temposunu buraya taşımak istemiyorum. Arkadaşlarım da bunu biraz zamana bırak, öyle herkese söyleme diyorlar. Benim düşüncem de o. O yüzden kısa süre sonra bol bol dedikodu ederiz bu konu hakkında durun hele! O konulara gelmeden daha neler neler konuşacağız sizlerle.
Anlayışınız ve hala burada olduğunuz için teşekkür ederim. Bu kediciğe sınavları için bol bol şans dilemeyi unutmayın!
Herkese merhabalar!!! Ben geldim. Bir aydır ortalıklarda yokum evet. Bunun nedeni kısa sğre sonra başlayacak olan vizelerim :( iki okul okumanın tek eksisi sanırım bir dönem içerisinde ondan fazla ders alıyor olmam. Bu işin içerisinden de çıkacağım! Ne zaman çıkmadım ki?
Biraz sizinle laklak etmek istiyorum açıkçası.
İki haftadır blogdan gelen bildirimlerden dolayı dedim ki yeni bir yazı yazayım, bir dertleşeyim pisiciklerimle. Annemgil uzun zamandır Balıkesirdeler. Geçen hafta bende mi gitsem diye düşünürken devamsızlık haklarımı tükettiğim için kalmaya karar verdim. Kediciklerimi aşırı özledim! Yavrular kocaman olmuşlar. Annemi her gün bunaltıyorum bana fotoğraflarını çekmesi için. O da beni kırmayıp atıyor haliyle.
Bir süredir kafam bulanıktı. Gelgitli değilim artık çok şükür! Lakin başımda iki günde bir içip arayan eski sevgili var. Beni içip arayan insanlardan hiç hoşlanmam. Ama nedendir bilinmez hep sevmediğim şeyler beni bulur! Her neyse sorun yaratmıyor allahtan. Hatta ben ona sorun yaratıyor bile olabilirim ^_^ Başa gelen çekilir. Şakası bir yana benim eski sevgilime geri döndüğüm görülmemiştir hiç. Lisede o haltı yedim. Ve bu beni çok üzüp, yıpratmıştı. Beni üzecek insanlardan her zaman kaçmışımdır. Bu bir çeşit plaka zırh benim için. (plaka zırh: orta çağ zamanında savaşa giden askerlerin koruma amaçlı tüm vücudunu kaplayan zırha verilen ad.) Bir kere olmadığını gördüm mü bitmiştir o benim için. Alışkanlıklar kolay kolay değişemiyor, alışkanlıklarının dışına çıkmak canlıları ürpertir, korkutur. O da alışmış olduğu insanı geri istiyor demeyelim de hayatındaki benim varlığımın yokluğuna hazır değil diyelim. Arkadaş kalmak istemiyor, hayatında olmamamdan da rahatsız. Bu da onu bunaltıyor. Buraya böbürlenmek için yazmıyorum, bakın vazgeçilmezim demek için yazmıyorum. Bunu yazıyorum çünkü KİMSEYE BAĞIMLI OLMAYIN.
İnsanız sonuçta.
Seveceğiz elbet. Sevmek, aşık olmak dünyanın en güzel şeyi. Ben aşık olmaya aşık biriyim. Aşkın güzel yanını da çirkin yanını da severim. Yaşadığımızı, hislerimiz olduğunu gösterir bu bize. Ama bağımlılık insanı uçuruma sürükler. Neye bağımlı olursanız olun...
Bunun yanı sıra dopdolu bir hayatım var şuan. Kafamı kaşıyacak vaktim bile yok desem yeridir. Bu sadece okul vs değil, tempolu hayatımın bir diğer sebebi de çevremdeki insanlardan ötürü. Bir gün Ankaradaysam hooop öbür gün başka bir şehirdeyim -neden devamsızlık hakkımın kalmadığını şimdi anladınız diye umuyorum-. Geçen gün uyandığım eve nasıl geldiğimi bile hatırlayamadım. Öyle gece hayatı olan biri olmamıştım bu zamanlara kadar FAKAT bu son birkaç ayda kendimi tanıyamaz oldum. Bu da sanırım arkadaş çevremden kaynaklı.
Arkadaş çevrem demişken, arkadaş grubumun tek sapı ben olduğum için sürekli (habersiz) yeni beyefendilerle tanışır hale geldim. Kızlarla yeni sloganımız olan ''yakışıklı erkeği s*ktir et, yakışıklı araba önemli'' bahsetmiş miydim? Evet arkadaşlarımla çok mantıklı düşüncelere sahibiz. Her beyefendiye 'Çok iyi birisin ama bizden olmaz' laflarımı duyan arkadaşlarım saçlarımı yolar hale geldiler -şaka değil cidden bu saçlar sırf bu yüzden yolundu-. Bekar hayata alışınca kolay kolay vazgeçemiyorsunuz tabii.
Geçen tarot falımda hayatımda olan birisiyle bir birlikteliğim olacağı çıktı. Bunu duyunca çok da üzülmedim açıkçası. Tanımadığım birisini yeniden keşfetmektense zaten keşfettiğim birisi ile bir şeyler yaşamayı tercih ederim. Bu düşünce ise bende yeni yeni oluştu. Ama kesinlikle doğru bir düşünce! Yeni birisini tanımak ve hayatıma almaya enerjim neredeyse hiç yok.
Falımda ayrıca yeni bir hayatın kapısını araladığım çıktı ki TAMAMEN DOĞRU. Düşüncelerim, yaşayış tarzım o kadar değişti ki. Ev kuşu olduğum, kitaplarımla uyuyup kalktığım bir hayatım yok artık. Gereken herkese tahammül edemez hale de geldim. Öyle herkese müsahama gösteren biri değilim artık. Ben ne düşünüyorsam o da öyle düşünüyordur yok bende artık. O kadar pollyanna değilim. Dert anası hiç değilim. Derdi olan varsa benden uzak dursun kafasındayım.
İçime kapanmamayı da öğrendim. Kendimi bir Phoenix -bir diğer adı anka kuşu- olarak görmüyorum artık. Sessiz sedasız bir yere yuva kurup yuvamda alev almayı bekleyen bir kuş yok artık.
İki gündür baş ağrısından uyuyamıyordum. Şiddetli baş ağrısı midemin bulanmasını da tetikler hale getirdi. Ev arkadaşım yürü hastaneye gidiyoruz diye başımın etini yesede hastane ortamını hiç çekemem açıkçası. Yatağımda yatar ağlarım daha iyi.
Lise 1. sınftan beri arkadaşlığımızın bir gram eksilmediği bir arkadaşım var. Ben eski sevgilimden ayrıldıktan hemen iki gün sonrasında onun da kız arkadışından ayrılması açıkçası işime çok yaradı. Ayrılık acımı onun sayesinde atlattım diyebilirim! Zırlamalarıma, triplerime daha çok katlanmak zorunda kaldı. O zamanlarda omzunda ağlayabileceğim birinin olması benim için asla unutmayacağım biri haline getirdi onu. O zamanki sevgililerimizle tanışma planlarımızı kendimiz gerçekleştirdik. Bana ''yine kaldık birbirimize sarım'' dediğinde o kadar hak verdim ki ona.
Kediciğinizden hayat dersi1: Birbirinize kalacağınız birileri olsun hayatınızda. Bir bakmışsınız sadece onlar var yanınızda.
Herneyse o arkadaşımı aradım yine. Ağlayarak başımın nasıl ağrıdığını anlatıyorum, dert yanıyorum işte. Bana son çare olarak en güzel anılarımızı düşün o zaman geçer dedi. Ve ağrım geçti. Şaka değil. Cidden geçti!
Valorant oynuyorum full! Beni bilen bilir fps oyunlarını ne kadar çok seviğimi. Boş günlerimde sabahlayarak oynuyorum. Öyle bir hale geldi ki kendi takımımı kurup, rank kasar hale geldim! Önceden Counter, pubg oynardım ama bu başka bir şey ya! Oyundaki arkadaşlarım arayıp hadi oyuna gir seni bekliyoruz diyorlar.
Bunun yanısıra yogaya iyice yoğunluk verdim. Hergün uzun yürüyüşler yapmaya çalışıyor, içkiyi azaltmaya çalışıyorum. İçkiyi azaltmamın nedeni geçen hafta yaşadığım bir macera ile alakalı -bir sonraki yazı onun hakkında olacak-
Bu yazıda konudan konuya atladım farkındayım. Hiç düzeltmeyip böyle bırakacağım. Hayatımda neler olup bitiyor özet geçip günlüğümün yerine koyduğum bloğuma aktarmak istedim. Ben nasıl istersem öyle.
Bebeklerim hepinize iyi geceler öpücüğünü verip gidiyorum ben artık. Haftaya bir yazı daha yayınlayıp sınavlarımla meşgul olacağım. O yüzden ben ve saçmalıklarımı beklemede kalın. Kalın ki cebime para girsin yav. Şaka bir yana blog düzenlemelerinde hala tamamlayamadığımız birkaç şey var. Onu da arkadaşım hallederse artık her şeyim tamam demektir. Hepinizi tekrardan öpüyorum bu yolda benimle yürüdüğünüz için.
Güzellikle kalın.
-ayın 13'ü yeni yazı yayınlanmış olacak. Yazı hazır zamanlayıcıyı ayarladım o zaman paylaşılacak. Yeni yazım çok daha eğlenceli! Son zamanlarda yaşadığım iki olaydan bahsettim ki siz yapmayın diye :) -
Yol Daha Çok Uzun Herkese cehennem sıcağı bir günden merhaba! Ayy bu Ankara'nın cehennem gibi sıcağı nedir böyle aşklar ya eriyorum re...