SEVGİLİ GÜNLÜK
Herkese yepyeni bir yazıda merhabalar! Okulum bitti e haliyle eve de giremez oldum. Ne yazı yayınlanabildi ne de serimiz hakkında yeterli kaynak toplayabildim. Neyse ki geldim 😅 Ama bu sefer başka bir şeyin muhabbetini yapacağız. Geçen sene mart ayında burayı açmamın sebebi günlük niteliğinde yaşadığım güzel, eğlenceli anıları sizlerle paylaşmaktı. Ve bunu yaparken o kadar zevk alıyordum ki... Geçen sene eylül ayına kadar. Çok ciddi depresyona girdim. Kendi içimi yedim. Farkında olmadan mutsuzluğa daha da çok sürüklendim ve buna bile bile göz yumdum galiba.
Yazılarımda tamamıyla değişiklik oldu. Önceden güzel anılarımdan, komik çocukluğumdan bahsederken birden yazılar azaldı ve öneri listelerine, bilgi yazılarına kaydı.
Siz de fark etmişsinizdir elbet.
Çünkü yazacak bir şey yapamayışımdan, o ruh halinde olamayışımdandı.
Bunun nedeni ise sadece kendimdim. Kendimi arayış içine girdim ve işin içinden çıkamadım. Hiç yapmam dediğim şeyler yaptım. KİN TUTTUM. Birine, birilerine cidden kin tuttum. Ya da tutmuştum (çünkü artık tutmuyorum.). İnsanlara yalan söylemeye başladım. Sürekli ''iyiyim ya nolcak, yok bir şey'' lafları ağzımdan düşmüyordu. Uyku problemim zirvede, tahammülüm ise dipte idi. Aylar öncesinde bir ilişkim bitti. İyi biriydi. Zaten beni tanıyan bilir.
Ben eski sevgililerim hakkında kötü konuşmam pek.*Olanı söylerim*
Sonuçta bir süre hayatımda oldular. Kimseye haksızlık etmeye gerek yok. Öte yandan bu ilişkinin uzak ilişki olmasının yanında aşamadığımız duvarları olması idi. Ne onun ne de benim ailemin bu ilişkiyi istemiyor olması da tuzu biberi oldu. Ona en son yazdığım mesajlarda onu tanıdığım için lanetler okuduğum yazıyordu kzsjdhghja. Komik çünkü ben kimseyi tanıdığım için kötü hissetmem. Ona da hissetmedim elbet.
Ama olmuyordu.
Nereden tutarsam tutayım kopuyordu.
Sevgi ise arkadaşlar asla tek başına güven sağlamıyordu.
Son zamanlar da bol bol Eymir'in yolunu tutuyoruz arkadaşlarımla. Ya da kuğulu parka gidip kitap, makaron yapıyoruz. Ablam bu dönem bana desteğini hep belli etti. Açıkçası ayakta durmamı sağlayan tek kişi kendisi. Annem beni, ona arkadaş olayım diye doğursa da o bana bir anne doğurdu. Her zaman derim o benim küçük annem. En büyük destekçim. En çok örnek aldığım insan. Sürekli erkek muhabbeti yapıyoruz. Denemediğimiz diyet, arkasından lafını etmediğimiz insan kalmadı. Arkadaşlarımın da katkıları çok büyük oldu bu sırada. Bir aramayla evime gelip beni kontrol eden, her gün birlikte anime izleyelim bahanesi ile evde tek bırakmayan arkadaşlarım vardı.
SİZİ SEVİYORUM.
Sizi gerçekten seviyorum.
Geçen gün yakın arkadaşlarımdan biri evlendi. Onun adına mutluyum elbette ama evlilik bence bu dünyada olması gereken bir şey mi emin değilim. Arkadaşım tekrar sap hayatıma geri döndüğümü öğrenir öğrenmez bana sadıçların tek tek fotoğrafını atıp, hangisi sana uyuyor diye beni bunaltmaya hemen başladı. Derken düğünden önce geziye gidelim dedik. Ankara dan fazla uzak olmasın ama güzel olsun derken Nevşehir de karar kıldık.
Ürgüp diye navigasyon bizi Kayseri'nin bir köyüne götürmesin mi?
Ürgüp diye gösterdiği de bir sokak arası. Tabi grup salaklardan oluşunca. Ha gruba gelirsek, gelin damat ve nikah şahitleri. Biri ben diğeri de damadın yakın arkadaşı. Neyse biz gittik gitmesine ama 6 saat gidince e bir de üstüne beklentimizi karşılamayınca kös kös eve döndük. Derken düğün günü geldi.
Tam bir FELAKETTİ.
Düğüne birden damadın yıllar sonra görmediği annesi gelmesin mi?
Damadın babaanne ayılıp bayıldı. Apar topar hastaneye gidildi. Ben deseniz 2 metre yırtmaçlı elbisemle köşe bucak sadıçtan kaçıyorum. Tamam çocuk beni ordan burdan arabasıyla alıp bıraktı iki gündür eyvallah da. Canım bi çüş yani. Ben zaten salak saçma ruh halindeyim. Tabi bir de nerde erkek görsem Süperman gibi gözlerimden ışın çıkartıp yok etmek istiyorum hepsini. Yani No father noo. *Buradan Kısmetse Olur programından Adnan'a selamlar* Bir de bununüstüne düğün günü hastalandım.
O günü de atlattık çok şükür derkeen iki gün sonra en yakın arkadaşlarımdan diğeri üç günlük tatilinde yeni tanıştığı bir kıza hava atıcam diye ayağını kırdı (nasıl olduğunu anlatmayacağım kendisi yazılarımı herkesten önce okuyan insan ve hayatımın tehlikeye girmesini istemem.).
Ankaraya gelir gelmez sürekli beni eve çağırıp ilgi isteyip durdu. Arkadaşlar normalden aşırı konuşan bir erkek ve bu erkeğin deniz kenarında tanıştığı bir hatunla geçirdiği sadece '4 saatlik' geceden bahsettiğini düşünün. Tanımadığım bir kız hakkında günlerce dedikodusunu yaptım.
Ailem bir süre Balıkesir'e gitmemi yasakladı. Malum o yasak kalktı. NİHAYET! Birkaç saat sonra Balıkesir yolcusuyum. Annem iki gün önce arayıp 'Hadi gel artık dedi'. Eee ben de gidiyorum. Tek başıma o yolculuğu çekmeyecek olmamda ayrı bir sevindirici. Ama ablam günler öncesinde covid aşısı oldu ve lenf bezleri şişti. İki gündür ağrılar içerisinde ve dün gece ''Kardeşim hiç iyi değilim'' dedi. O lafı söylediğinden beri uyku bana haram oldu. Gitmesem mi bilmiyorum. Aklım onda kalacak ama bir de birlikte gideceğim insanları da ekemem. O yüzden ben de salak bir ruh halindeyim. Uykum gelsin diye gece 4'den beri yarım şişe şarap içtim ama sonuç *AĞLAYARAK KAPANIŞ*. Evet ne yapacağımı bilemediğim zamanlarda sadece ağlarım. Çözüm üretmem. Yani anlayacağınız her zamanki gibi ben. Neyse efendim güneş Ankara semalarında doğarken, elimde şarabımla size iki dert yanayım diye geldim.
Artık toparlanıyorum.
Kendime yeni yeni sözler verdim.
Umarım sizler de çıkmazdaysanız bir durur nefes alır ve yola öyle devam edersiniz.
Artık bol bol sizinle o güzel anılarımı anlattığım yazılarım da buluşacağız. Yeni başlattığım serinin devamı gelecek ama bana bir sonraki yazı için kaynak yetersiz geldi ben de yazıyı baştan başka birinin üzerine yazmaya karar verdim o yüzden gelemedi. Derken geçenlerde Gölge ve Kemik dizisi hakkında yazı yazmıştım ama onu da yayınlamayı unuttum. Anlayacağınız bu kedicik biraz uzaklara dalmış vaziyette idi ama artık geri döndü! Benden sıkılana kadar buralardayım. Bir de bloğun birinci yıl dönümünü kaçırdık malum kendimi bile unuttuğum zamanlardı. Ama çok güzel planlarım var bir sonraki için. Ablamla başlayacağımız sticker işi için tasarımlar da artık halloldu. Sonbahar da o işle de karşınızda olacağım.
Diğer yazılarda görüşene dek iyi kalın. Mutlu olun.
