YENİ
Uzun bir aradan sonra merhabalar!
Aslında geri dönüş yazısı olarak bir yazı yazmıştım ama onu yayınlamamaya karar verdim. Olumsuzlukları artık hayatımdan çıkarmaya odaklıyım ve o yazıda sivri dilli olduğumu hissettiğim için rahatsızlık duydum.
Arkamdan konuşan insanlara burada giydirme yapmayacağım. Burasını nasıl kullandığımı biliyorsunuz o yüzden her zaman olduğu gibi sakinliğimi korumak istiyorum. Tırnaklarımı kendime saklayacağım.
Buradan sadece şunu söyleyebilirim o insanlar için ''Size sadece acıyorum''. Bunun nedeni de yıllardır beni tanıyor olmaları. Az bir zamanda değil hem de... Allahtan etrafım düzgün insanlarla dolu da böyleleri ile muhattap olmak zorunda değilim. Bir de teşekkür ederim gerçekten, bunca yıl sonra da olsa asıl yüzünüzü gösterdiniz.
Blog hesabımın şifresi olsun her şey benden habersiz değiştirildi bir şahıs tarafından. Derdi de onun hakkında yazmışım da güya -ki yalan- ondan rahatsız olmuş ve bloğumu çalmaya karar vermiş.
Bu konuda bana yardımcı olan, bloğuma beni tekrar kavuşturan özel insanlara da ayrıca teşekkür ederim 💗 İyi ki hayatımdasınız.
Sizinle azıcık dedikodu edip hayatımda neler değiştiğine birlikte bakalım istiyorum😽
Hadi o zaman kahveler, çaylar alındıysa geçelim yazıya!
Hayatımda yeni bir döneme girdim. Olumsuzlukları direk hayatımdan atıp kendi iyiliğime odaklanıyorum. Üç haftadır düzenli yoga yapıyorum. Kesinlikle deneyin bu arada. Müthiş bir şey!
Ablamla ortaklaşa sticker, notepad tasarımları yaptığımız bir işe giriştik. Bakalım, çok heyecanlıyız bu iş için. Yaz sonunda satışa geçmeyi düşünüyoruz. Hayırlısı diyoruz. Bizim için hayırlısı ne ise o olsun.
Onun dışında saçlarımın uçlarını mavi ve mora boyadım. Ablam '' papağan, palyaço, bok böceği'' dese de güzel oldu be!
Balık almıştım aylar önce. 3 taneydiler. İkisini kaybettim- Hinata ve Sasha- . Sadece Levi benimle kaldı. Sasha hastaydı ve Hinata'ya da bulaştırıp ayrıldılar. Umarım canları çok yanmamıştır. Tek dileğim bu.
Size bu yazıda komik yaşadığım anıları anlatamayacağım açıkçası. Onları daha sonra yaparız 😽
***
AZ YAZI OLDUĞU İÇİN ASLINDA DAHA ÖNCE YAYINLANMASI GEREKEN BİR YAZI İLE BİRLEŞTİRDİM. UMARIM KEYİF ALIRSINIZ-
SERİ ADI:
TARİHİN KADINLARI
-TOMRİS-
Evet serimizin ilk kadını: Tomris Hatun.
Tomris'in kelime anlamı 'temir', 'temür' yani 'demir' anlamına gelmektedir. Bazı kaynaklarda Tomris Tomyris olarak anılmaktadır.
Gelin size Tomris Hatun'un da girmiş olduğu savaşlardan birini anlatayım...
Saka kraliçesi olan Tomris tahta çıktığında rakip ülkelere karşı oldukça başarılı bir şekilde direnen, cesur bir kraliçeydi.
Sakaların en büyük düşmanı olan Pers İmparatorluğu idi. Pers İmparatoru olan Büyük Kiros durmadan Saka topraklarına akınlar yapıyordu. Fakat umduğunu bulamayan Büyük Kiros, yağmaladıkları toprakları genellikle yanmış yakılmış topraklar oluyordu.
Nedeni daha sonra anlaşılacak olan bu olay aslında Sakaların oldukça başarılı olan Yıpratma Taktiğiydi. Savaş için doğru zamanı bekleyen Tomris Hatun ve ordusu Persleri oldukça yıpratmıştı. Doğru bir mevzi bulduklarında saldırıyorlar, o mevzi yoksa bekliyorlardı. Persler de bu durumdan baya yıpranıyor, bocalıyordu.
Bu yenilgi sürecinden bıkan Pers İmparatoru Büyük Kiros, Tomris Hatuna bir öneri sundu. Tomris Hatunun kendisi ile evlenmesi karşılığında düzenlediği akınlara son verip onunla uğraşmayacağı idi. Büyük Kiros'un hafife aldığı Tomris Hatun oldukça zeki bir kadındı. Teklifi derhal reddetti.
Teklifi reddedilen Büyük Kiros tabi rahat durmadı. Elinde ilginç bir kozu olan İmparator'un silahı bu sefer 'Eğitilmiş Savaş Köpekleri idi. Tomris bu defa geri çekilmenin yarar sağlamayacağını anladı ve uygun bir alana geçip Büyük Kiros'un ordusunu beklemeye başladı.
Tomris hatun Perslerin gelmesiyle birlikte iki ordunun arasına içi güzel kızlarla, en iyi şaraplar ve yiyeceklerle donattığı çadırı kurdurtmuş, çadıra aldığı birkaç persleri oğlu ve birkaç askeriyle katletmiştir. Bu kolay zaferin ardından eğlenceye başlayan Saka ordusu kısa sürede Persler tarafından saldırıya uğramış ve aralarında Tomris Hatunun oğlunun da bulunduğu birlik yok edilmiştir.
Oğlunun öldürüldüğü haberini alan Tomris yıkılır. Fakat mücadelesinden de vazgeçmez. Haberi aldıktan sonra kendisine verdiği yemin ise şöyledir:
-Kana susamış Kirus! Sen oğlumu mertlikle değil o içtikçe zıvanadan çıktığın şarapla öldürdün. Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!
Amcası Alp Er Tunga'nın ölümüne sebep oldukları için kin duyulan Persler, Tomris Hatunun oğlunun katledilmesinden daha da artmıştı. Savaş meydanına kendisi de çıkan Tomris hatun çetin bir savaş sonucu Sakalar galibiyetle işin içinden çıkmıştı. Karşı orduda ölenleri arasında Pers kralın Kiros'un da bulunduğu ve hatta Tomris'in kendine ettiği yemini gerçekleştirdiği de bilinmektedir.
Tomris, Büyük Kiros'un kesik başını kan dolu tulumun içine atar ve hatta şu sözleri dile getirir:
-Hayatında kan içmeye doymamıştın. Şimdi seni kanla doyuruyorum.
***
Evet serimizin ilk kadınına burada sona geldik. Ne güzel bir mertlik hikayesi ama!
Yüzyıllar sonra adından hala söz ettirmeye devam eden bu kadın hükümdarla ilgili geçen senelerde filmi çıkması ile iyice popüler oldu.
Eee o zaman konu ile alakalı kitap önerisinde bulunup bir sonraki yazıda görüşmek üzere ayrılıyorum canlarım.😻
Kitap Önerisi:
Ali Demirel - Tomris Hatun - Barış'ın Savaşı
Ahmet Haldun Terzioğlu - Tomris Han
Hepinize güzelliklerle dolu bir hafta dilerim!😻
Bir sonraki yazı olan Tarihin Kadınları serisi (Kara Fatma) 02.05.2021 tarihinde yayınlanacaktır!
Aşağıdaki linkten Anime Fantastica'da yazmış olduğum yeni yazıya gidebilir bana destek olabilirsiniz.
https://www.animefantastica.com/bitirmeden-yerinizden-kalkamayacaginiz-animeler



